Bir eş, bir baba, elli yaşında bir adam.
Birden, hiç yoktan kapısına dayanan müzmin bir hastalık.
Ölüm ihtimalinin uyandırdığı derin farkındalıklar.
Korku, kaygı, şükür ve tefekkürle örülü saatler, günler, haftalar, aylar… Hastalar, sağlıklılar ve hasta yakınları için duygulara dokunan satırlar…
“Bu satırları yazarken hâlâ ağrılarım var. Ama artık kaçmıyorum. Kendimden, hastalığımdan, korkumdan…
Bir şey öğrendim: İnsan ağlamayı bile erteleyebiliyor. Ama bazen ağlamamak, ağlamaktan daha çok yoruyor.
Eğer bir gün bu satırları okuyan olursa şunu bilsin isterim: Ben güçlü görünmeye çalışmadım. Sadece çocuklarımın önünde yıkılmamaya çalıştım. Ve eğer ağlayacaksanız… Lütfen ardımdan ağlayın. Benim yanımdayken değil.”

Engin Uzun, otuz yılı aşan mesleki birikimiyle fotoğraf ve görsel anlatım alanında üretimlerini sürdüren deneyimli bir fotoğrafçı ve görsel üreticidir. Sanatla kurduğu ilişki, yalnızca estetik bir arayıştan ibaret değildir; insanı, zamanı ve anlamı merkeze alan uzun soluklu bir yolculuğun ürünüdür. Mesleki kariyeri boyunca fotoğrafın farklı disiplinlerinde üretimler gerçekleştirmiş; portre, belgesel, ürün, mekân ve konsept fotoğrafçılığı başta olmak üzere çok sayıda projede yer almıştır. Çalışmalarında teknik yeterlilik ile anlatı gücünü bir araya getirerek, görselin yalnızca “bakılan” değil, aynı zamanda “okunan” bir dil olmasını hedeflemiştir. Sahada edindiği tecrübeyi akademik alana da taşıyan Uzun, dört yıl boyunca üniversite bünyesinde fotoğraf ve görsel üretim alanlarında eğitim vermiştir. Bu süreçte bakış açısı kazandırmayı, görsel düşünmeyi ve etik üretim bilincini merkeze alan bir eğitim anlayışı benimsemiştir. Öğrencileriyle kurduğu bu etkileşim, onun üretim pratiğini de besleyen çift yönlü bir öğrenme alanı oluşturmuştur. Uzun yıllara dayanan mesleki birikimi, onu seçici rollerde de öne çıkarmıştır. Ulusal ve yerel ölçekte düzenlenen birçok fotoğraf yarışması, sanat etkinliği ve görsel proje kapsamında jüri üyeliği yapmış; genç fotoğrafçılar ve yeni kuşak görsel üreticiler için yol gösterici görevler üstlenmiştir. Bu süreçlerde estetik ölçütlerin yanı sıra anlatı derinliği, teknik yeterlilik ve etik duruşu esas alan bir değerlendirme yaklaşımı benimsemiştir. Sanatsal ve mesleki katkıları, yıllar içerisinde çeşitli kurum ve organizasyonlar tarafından takdir edilmiş; üç ayrı ödüle layık görülmüş, ayrıca çok sayıda plaket ve onur belgesi ile çalışmaları resmî olarak tescillenmiştir. Uzun, geleneksel fotoğraf disiplinini korurken, dijital üretim tekniklerini ve çağdaş görsel araçları yakından takip ederek kendini sürekli güncellemektedir. Bu yaklaşım, çalışmalarında hem zamansız hem de çağdaş bir dil kurulmasını sağlamaktadır. Otuz yılı aşan meslek hayatı boyunca edindiği deneyim, onun için bir “tamamlanmışlık” değil; sorumluluk alanını genişleten bir birikimdir. Fotoğrafı hâlâ öğrenilen, aranan ve derinleştirilen bir alan olarak görür; üretmeye, değerlendirmeye ve bilgi aktarmaya devam etmektedir.